27 Şubat 2015 Cuma

Roman okudum seni düşündüm

Bende tarçın sende ıhlamur kokusu
Yürürüz başkentin sokaklarında 

Bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
Üstünde iki yonga: Çarşamba, bir de cuma 

Ayrılık lafları etme sevgilim
Önümüz Temmuz önümüz Ağustos nasıl olsa 

Kolkola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
Sonra ayrılıyoruz korkuyoruz da 

Kimi zaman neden kalabalığın içinde duruyoruz da
Kimi zaman bir köşe arıyoruz en sapa 

İşimiz mi yok, şu Akay´a sapalım istersen
İstersen garson girelim ilkyazın gazinosuna 

Börekçi! diye bağır istersen şurda
Kısmet çıkar -sanırım- Emek´te oturan kıza 

Abiler! Abiler! diye bir şey satayım ben
Mendilim kalmamış kağıt peçete yok mu çantanda? 

Üç peseta gibi bir paraya dondurma yemiştim
Madrid´te yemiştim, ve çatılardan kanguru akıyordu
Londra´da 

Seversin mi beni, doğru söyle ama? - Sigara?
Ne eflatun etin var, yanarca mı yanarca 

İnan Selimiye´nin minareleri gibisin
Her seferinde başka yoldan çıkılır nirvanaya..

Cemal Süreya

22 Şubat 2015 Pazar

Plak

Yol, yolcu, yoldakiler, yolda kalanlar, yoldan geçenler, yollar yollar işte. 

Dünyanın bir yerlerindesin şimdi biliyorum. Tanımasam da seni hissediyorum. 
Benim de burda aynen böyle olduğumu bilmenin tuhaf huzuru içinde..
O dünya ki hırpalanmış belki; o dünya ki belki her yanda çiçekler açmaya doyamıyor.
Hangisi?

Geldiğinde bana anlatacağın masalı oluşturuyor.
Geldiğinde
Ki yollar yürümekle bitmez, öğrenmişsindir.
Ki o yollar su gibi seni bana akıtıyor.

Belki gördüğün binalar yıkık; belki bastığın toprak çöl olmuş 
Ya da belki hep yağmur yağıyor senin gökyüzünde..
Bilemiyorum ki.. 
Hangisi?
Sen en iyisi,
Kana karışan tatlı bir şarkı mırıldan.
Zihninin içinde bir yerlerde, beni tanıdığın o en eski günlerden birini hatırlatsın sana..

Takılmış plak gibi,
Çalsın çalsın dursun.

Çalıp çalıp durur ya hani,
İşte öyle.

8 Şubat 2015 Pazar

Yol

"Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak fakat arkana bakma... 
Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de... Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.

Yolcuya bakıp yolu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil, asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal...

“En doğru yol; en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma. Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan sözedenler, aşıkmış gibi davrananlardır, gerçek aşık olanlarsa, dikenini de severler. 

Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen geçenin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metrekoşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları, yürümeyi bırakıp, yol yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış klavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin. 

 

Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan, Nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin, edep aksesuarın, merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.

Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe özeleştiridir. Kendisini hesaba çeken, başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur. Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabiliri. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Bir şey daha: Pusulayı sahte manyetik alanlardan, parazitlerden, nesnelerden uzak tut. İbreni saptırırlar da haberin olmayabilir.

Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, korkularının bilincin üzerindeki saptırıcı etkiisini iyi hesap etmelisin. O'ndan başkasından korkarsan, korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle bilmelisin. Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkuların tuzağıdır, yani kendi benliğinin sana kazdığı tuzak."

Halil Cibran.