7 Ekim 2015 Çarşamba

Bugün


Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin, 
bugün dudağında başka bir tad var, 
boyunda başka bir yücelik. 
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan. 
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış. 
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş. 
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle, 
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden, 
dünyada bir başka gidiş 
Biz senin gözlerinden gördük 
arslanlara meydan okuyan o ceylanı, 
Başka bir ovası var o ceylanın bugün 
iki cihandan da dışarı 
Seven insanın ayağı mı yok, 
işte ona ölümsüzlük kapandı. 
Yukarlarda onunla uçar gider. 
Gözlerinin denizinde onu arama. 
O inci bir başka denizde. 
Bakarsın bugün sever bu yürek, 
yarın sevilir bakarsın. 
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.

#mevlana #şemsitebrizi 

3 Ekim 2015 Cumartesi

Güz

Şimdi o kahvede, kuşlar yine dalıp çıkıyorlardır suya. İçerisi sıcacık, balkonunda rüzgar..


13 Eylül 2015 Pazar

Bak

'ilk aşk hikayesi dinlediğim anda,
ne kadar kör olduğumu bilmeden
seni aramaya başladım.
sevgililer sonunda bir yerlerde bir araya gelmezler;
onlar ilk baştan beri birbirlerinin içindedir aslında.'


Rumi

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Gel


Durma, çabuk gel, gelmem deme. 
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum, 
senin şânına sadece gelmek yaraşır.

Mevlana

2 Haziran 2015 Salı

Ya da öyle bir şey

Bugün nasıl dönüşen ve nasıl keskin ve bir o kadar da bahar kokulu bir gündü.
Bambaşka şeyler yapacakken bambaşka şeyler yapmış olarak buldum kendimi öğlenin sonunda. Ve sonra döndüm kendime dedim ki bu açık kalan pencereden içime dolan rüzgar, bu yanaklarımı ısıtan güneş, bu taze çimen kokusu.. Hepsi hepsi senin mutluluk veren sesin işte..

Bu mavi yeşil küre.
Bu içimin sevinci pembe çiçekler.
Bu ruhumla uçan hafif kelebek
Ve bu parmak uçlarımdan akan sıcacık mutluluk
Beni deli bir kız mı yapıyor?

Sanki kalbimde erimiş de hep
Kalbini eritmek için.
Kalbinden erimiş çünkü.
Ya da öyle bir şey..

1 Haziran 2015 Pazartesi

Umut

Tam yeter artık bu kadar negatiflik ne oluyorsun Merve gülümse, gülümset diye bambaşka bir yazıyı kurguluyordum ki kafamda; peş peşe saçma sapan içimi yaralayan haberler aldım.

Bu aralar sanki her şey biraz daha mı zor? Bir şeyler daha mı ters gidiyor? 

Her neyse.

Ama gerçekten bazen insanların insan oluşuyla ilgili ve sadece insan oldukları için böyle davrandıklarıyla ilgili umulmadık düşüncelere kapılıyorum artık. Kutsal kitaplarda bahsedilen insan bu değil biliyorum. Allah'ın meleklerine secde ettirdiği insan bu değil. Bu canlılar insana benzese de insan falan değil. 

Allah'ım sen birsin, sen benim gönlümü bilirsin. 
Biliyorum bir şey böyle oluyorsa, öyle olması en iyisi olduğu için öyle oluyordur. 

Beni de biliyorsun, dua etmediğimi; edemediğimi belki.. Olanlar için de olmayanlar için de tüm kalbimle teşekkür edebildiğimi sadece. 
Sen biliyorsun..

Ama bu gece benim de kalbimden geçen bir istek var: Merhamet.

İnsanlık için tek isteğim.

Merhamet.









31 Mayıs 2015 Pazar

Çıt

Son pazar.
Bir şiir var okudukça kalbimi kırıyor. 
O şiir ki resmen sindi üzerime.. Canım yazmak istemiyor anlatmak hiç. Veda ettiğini bile bile veda edemiyor çünkü insan. En azından ufak bi umut kırıntısı kalsın istiyor. Geri dönünce bulabileceği bir anı.. Yıkılıp gidecek, un gibi uçuşacak çünkü..

Kafam dağınık, kafam sarhoş. Aidiyet duygusu ki zihnimizde sadece. Ama diyorum belki bir küçük biblo gibi alıp saklayabilsem odamın kokusunu bir cam kavanozun içinde. Olmaz mı yani?
O kavanoz ki dünyanın diğer ucunda da olsam gözlerimi kapatınca beni buraya getirebilse. Burası işte. Burası dünyamın merkezi. Dengemi ararken kaybetmekten yorulduğum nokta.
O nokta ki ne kadar uzağındaysam o kadar yakın. Ve yaklaştıkça yitip giden.
Öyle bir gitmek ki yanında istemiyor kimseyi. Öyle bir kimse ki zaten hiç olmamış.
Bir avuç toprak bir avuç suyla fazla kök salmadan yaşayabilmeli insan.
Bir valiz bile fazla gelmeli giysilerine. Sonra okuduğu kitaplara acımamalı belki çok sevse de vazgeçebilmeli. 
Öyle bir vazgeçmek ki zaten hiç sahibi olmadığını bilerek. Peki ya kendini ne yapsın? 
İnsan kendinin sahibi olabilir mi? İnsan kendinin ancak uzağında yaşabilirken tümden mülkiyetsiz hissedebilir mi? 
Gider gitmez yapacağım ilk iş minik fidanlar ekmek olacak bahçeye. Gün be gün büyüdüklerini görmek için. Hatta sana bile resimlerini yollayabilirim sevgili okur; umudun çok yeşil bir soğan gibi en elverişsiz ortamda bile yeşerebildiğini beraberce görmek için..



şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi 
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu 
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde 
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin 
tütmesi gereken ocak nerde?
İsmet Özel